14 Temmuz 2012 Cumartesi

Lalanga

Hafta sonu kahvaltıları için mükemmel bir seçim. Hem hafif hem lezzetli.

MALZEMELERİ
2 yumurta
1 bardak su
2 yemek kaşığı yoğurt
2,5 bardak un
1 çay kaşığı karbonat
1 tutam tuz

NASIL YAPILIYOR?
Çukur ve büyük bir kasede yumurta ve yoğurdu çırpıyoruz. Üzerine 1 bardak su ekleyip iyice karıştırdıktan sonra tuzu, karbonatı ve yavaş yavaş unu katıyoruz. Hazırladığımız karışımın kıvamı çok sıvı olmamalı ama çok koyu da olmamalı. Yaklaşık kek hamuru kıvamında akışkan bir karışım olmalı. Bu arada derin bir kızartma tavasında bol sıvı yağı iyice kızdırıyoruz. Sonra hazırladığımız karışımı yemek kaşığı ile kızgın yağa küçük lokmalar oluşturacak şekilde döküyoruz. Altın rengine dönen lalangaları kağıt havlu serilmiş leğene alıp karışım bitene kadar lokma lokma pişiriyoruz. İlk denemelerde şekilleri lokmadan çok aliene benzese de çok önemli değil. Bir sürü kolu bacağı olan yumuşacık pufidik pufidik lokmalar :) reçel, bal, kaymak gibi tatlılar ya da peynir gibi tuzlularla servis edebilirsiniz. Afiyet olsun :)

10 Temmuz 2012 Salı

Tiramisu

Beni hep gülümseten, keyifli anıları hatırlatan bir pasta :) yapılışı çok kolay, fazla malzemesi yok ve inanılmaz lezzetli...
Malzemeleri
1 paket kedi dili bisküvi
4 su bardağı süt
3 kahve fincanı un
3 kahve fincanı şeker
1 paket labne peyniri
1 yumurta
4-5 tatlı kaşığı hazır kahve
3-4 tatlı kaşığı şeker
Sıcak su

Nasıl yapılıyor?
Önce bir tencerede un ve şekeri karıştırıyoruz. Üzerine sütü
koyuyoruz. Yumurtayı da kırıp blenderla karıştırıyoruz ki topak olmasın. Orta ateşte kaynayıp koyulaşana kadar karıştırıyoruz. Kremamız hazır sayılır. Altını kapattıktan sonra mikserin en yüksek devrinde çırparak soğutuyoruz. Ilıklaşınca içine labneyi de atıp iyice karıştırıyoruz. Bu arada genişçe bir tasta sıcak suyla oldykça koyu nescafemizi hazırlıyoruz.
İşlem tamam sayılır. Kare ya da dikdörtgen bir borcama hazırladığımız kahveye batırarak ıslattığımız kedi dillerini bir sıra dizip üzerine kremanın yarısını güzelce yayıyoruz. Üzerine bir sıra daha kahveli kedi dili dizip kremanın kalanıyla kaplıyoruz. Tiramisumuz hazır. Üstünü kakao ile süsleyip buzdolabında soğutuyoruz.

28 Haziran 2012 Perşembe

Karnıyarık

Yaz soframızın baştacı patlıcan da mutfağımdaki yerini aldı nihayet. Patlıcanın her hali güzel de şu karnıyarık durumu bir başka güzel bence :) Pişirmesi biraz zaman alsa da kolay bir yemek aslında. İşte tarif:
MALZEMELERİ
7-8 tane patlıcan
250 gr kıyma
5-6 orta boy domates
1 orta boy soğan
1-2 yeşil biber
Yarım demet maydanoz
7-8 diş sarımsak

NASIL PİŞİRİLİYOR?
Öncelikle patlıcanların saplarını kesiyoruz güzelce yıkayıp kurutuyoruz. Yalnız sapını keserken kafasını tamamen koparmamaya özen gösteriyoruz. Sonra patlıcanların üzerine bir iki delik açıp fırın ızgarasında közlüyoruz. Elbette közleme işlemini mangalda, ocak üstünde ya da canınız nerde isterse orada yapabilirsiniz :) patlıcanlar közlenirken bir tavaya doğradığımız soğanları atıp sıvı yağda hafif pembeleştiriyoruz. Ardından kıymayı katıp üzerine tuz ve karabiber koyarak kavuruyoruz. Rendelediğimiz domatesleri de ekliyoruz. Domatesler suyunu çekmeye başlayınca ince kıydığımız maydanozu da katıp birkaç dakika sonra pişirme işlemine son veriyoruz.
Biz içini hazırlarken güzelce közlenmiş olan patlıcanlarımızı fırın tepsisine alıp karınlarını bıçakla yarıyoruz. Her birinin karnını kıymalı içimizle doldurup üzerlerine birer dilim yeşil biber ve isteğimize göre birer diş sarımsak koyarak bu kez 180 derecelik fırında 15-20 dakika pişiriyoruz. Yanına mutlaka pirinç pilavı ve cacık katarak afiyetle yiyoruz.
Karnıyarık aslında patlıcanlar kızartılarak yapılır. Ama közlendiğinde çok daha hafif ve lezzetli oluyor. Şiddetle tavsiye ederim :)

19 Mayıs 2012 Cumartesi

Zeytinyağlı Yaprak Sarması

İlkbaharın en güzel yemeği :) taze yaprakla sarılmış lezzet patlaması...
Ege sofralarının baştacı nihayet bizim evimizi de şenlendirdi. Biraz zahmetli olsa da aslında kolay bir yemek. İşte tarif
MALZEMELER
1/2 kg taze asma yaprağı ( yoksa salamura da olur ama lezzet farkı olacaktır)
1 su bardağı pirinç
2,3 tane domates
2 orta boy soğan
Maydanoz, dereotu, nane
1,2 taze soğan
Zeytin yağı
Tuz, karabiber, şeker

NASIL YAPILIYOR?
Önce yaprakları kaynayan tuzlu suda 2 dakika kadar haşlıyoruz. Renkleri kahverengiye dönüyor. Onlar soğurken iç malzemesinin soğanlarını ve domateslerini rendeliyoruz. İçine salça koymak bence taze yaprak sarmasına hakarettir. Yeşillikleri doğruyoruz. Pirinci sıcak suda yıkayıp bir tasa alıyoruz ve diğer iç malzemesini katıyoruz. Tuz, karabiber ve bir tatlı kaşığı kadar şeker katıp karıştırıyoruz. Yağının miktarına siz karar verin. Ama asla zeytin yağından başka yağ kullanmayın. Emeklerinize yazık olur.
Elimize ya da düz bir tabağa bir yaprak alıyoruz. Damarlı tarafı ve sapının olduğu yön bize bakacak. Sapın olduğu kısma ince bir sıra halinde iç yayıyoruz. (İçini çok koyarsanız pişerken patlar.) Bir kez kıvırıyoruz ve sonra iki yanını da içe katlıyoruz. Bu aşamada tüm yaprakları eşit boya getirebilirsiniz. Yaprağı incecik sarıp bitiriyoruz. Serçe parmağınızdan kalın olmamalı. Sarmak için makine de kullanabilirsiniz. Sarılmış yaprakları dibine iki üç açık yapak serdiğimiz tencereye dik şekilde diziyoruz. Bu sayede tüm sarmalar eşit pişecektir. Sarmaların yarı beline kadar su koyuyoruz. Üzerine bir porselen tabak koyup. Tencerenin kapağını da kapatıyoruz. Kaynadıktan sonra kısık ateşte 30 dakika kadar pişiriyoruz. Pişme süresi değişebilir, mutlaka kontrol etmeliyiz. Sarmaları servis tabağına sıralarken aralara limon dilimleri koyuyoruz. Beklemeyi başarabilirsek ılık ya da soğuk yiyoruz ;)




20 Nisan 2012 Cuma

Zeytinyağlı Enginar Dolması

İlkbaharın muhteşem çiçeği enginar nihayet evimizi onurlandırdı :)
Enginarın en mükemmel hali de dolması herhalde. Yapımı kolay, yemesi çok keyifli, lezzeti olağanüstü bir yemek.
MALZEMELER
4-5 tane enginar
1 su bardağı kadar pirinç
3-4 taze soğan
1 demet dereotu
Tuz, karabiber
2 tatlı kaşığı kadar toz şeker
Zeytinyağı

NASIL YAPILIYOR?
Oncelikle enginarları yıkamadan dıştaki birkaç sıra yaprağını koparıyoruz. Sonra sapını dibinden kesiyoruz. Yapraklarının üst kısmı gidecek şekilde kesiyoruz. Yani çiçeğimizin dibinin yaklaşık dört parmak üstünden kesiyoruz. Ters çevirip masaya vurarak yapraklarının gevşemesini sağlıyoruz. Orta kısımdaki gül yaprağına benzeyen küçük ve sivri uçlu yaprakları koparıp atıyoruz. En son olarak iç kısmındaki pembe tüyleri bir kaşık yardımıyla temizleyip enginarın kalbini ortaya çıkarıyoruz. Bundan sonra enginarımızı güzelce yıkayıp unlu ve limonlu suya atıyoruz. Bu şekilde bütün enginarları temizleyip unlu limonlu suya atıyoruz.
Temizleme işi çok uzun gibi görünse de aslında basit ve hızlı bir işlem merak etmeyin :)
Enginarlar suda beklerken bir kapta pirinç, ince kıyılmış taze soğan, dereotu, tuz, az kaabiber, şeker ve zeytinyağımızla dolmanın harcını hazırlıyoruz.
Enginarı sudan alıp önce göbeğine iç koyuyoruz. Sonra yapraklarının aralarına da iç koyuyoruz. Burada önemli olan içi az koymak. Eğer çok sıkıştırırsanız içi pişmez.

Dolmaları geniş dipli bir tencereye dizip üzerine yaklaşık enginarların yarı beline gelecek kadar yine unlu ve limonlu su koyuyoruz. Yaklaşık 30-40 dakika daha doğrusu enginarlar ve pirinçler pişene kadar kısık ateşte pişiriyoruz. Afiyetle, yapraklarını sıyıra sıyıra yiyoruz.

12 Şubat 2012 Pazar

Kalamar Tava

Muhteşem bir lezzet :)
Kalamarı dışarıda yediğinizde genellikle kayış gibi olur. O da çok can sıkıcı bence. Bir kaç defa ben de öyle lastik kıvamında pişirdim ama yeni bir tarif öğrendim ve kesinlikle muhteşem. İşte tarifimiz;
MALZEMELER
1 Paket dondurulmuş kalamar
Tepeleme 2 çay kaşığı karbonat
Tepeleme 2 tatlı kaşığı toz şeker
Yarım limon
Un, tuz
Bolca sıvı yağ

NASIL PİŞİRİLİYOR?
Öncelikle kalamarın tamamen çözünmüş olması gerek. Ben ılık suyla hallediyorum bu işi. Kalamarları derin bir kaba alıyoruz. Üzerine karbonat, yarım limonun suyu ve şekeri ilave edip iyice mıncıklıyoruz. Bu halde buzdolabında yarım saat kadar bekletiyoruz. Daha sonra dolaptan çıkarıp iyice yıkıyoruz. Yıkadığımız kalamarları kağıt havlu üzerinde kurutuyoruz ve üzerini tuzluyoruz. Derin bir kaba bolca un koyup kalamarları içine atıyoruz. her yeri iyice una bulanmalı. Bu arada derin bir tavada bol çiçek yağını kızdırıyoruz. Yağ iyice kızdıktan sonra kalamarların fazla ununu silkeleyip tavaya atıyoruz. bu sırada bir saati tam 2 dakikaya ayarlayın. Kalamarlar tavada tam 2 dakika kalmalı. Rengine bakmadan sürenin sonunda tavadan alıyoruz (Siz çıkarana kadar 2,5 dakikaya yakın bir zaman oluyor) ve kağıt havlu üzerine çıkarıyoruz. Yanında yoğurt sosuyla ya da tarator sosuyla servis ediyoruz. Kesinlikle pamuk gibi oluyor ve tadına doyamıyorsunuz :)

YOĞURT SOSU
1 Kase yoğurda bolca mayonez (mümkünse sarımsaklı mayonez), tuz, bir çay kaşığı hardal, miktarını zevkinize göre ayarlayacağınız nane ve kekik ekliyoruz ve karıştırıyoruz. Bu sosu hem kalamar ya da ızgara balıkla hem de her türlü cipsle tavsiye ederim :)

11 Şubat 2012 Cumartesi

Zeytinyağlı Kuru Börülce


İşte Sarıkamış'ta bulunmayan bir şey daha! Genelde İzmir kolilerimin baş tacıdır ama bu sefer Kars'ta buldum kendisini :)
Börülcenin genellikle salatasını yaparız ve muhteşem olur. Yeni doğum yapmış annelerin sütünü arttırdığı yönünde rivayetler de var. 
Zeytinyağlı yemeğini bir kaç senedir yapıyorum ve ailece bayılıyoruz. Yapılışı çok kolay ve kısa sürüyor. Nasıl mı? İşte şöyle:
MALZEMELERİ
1 su bardağı kuru börülce
1 orta boy soğan
1 kutu doğranmış domates (ya da en güzeli 2 - 3 taze domates)
2 çorba kaşığı zeytinyağı
Tuz, şeker

NASIL YAPILIYOR?
Öncelikle börülceleri bir gözden geçirmek lâzım. Delik olanları ayırmak gerekiyor. Sonra güzelce yıkıyoruz. Düdüklüye koyup üzerini geçecek kadar su ekleyerek 15 dakika pişiriyoruz. O pişerken biz soğanımızı ince ince doğruyoruz. Aslında ben bu işi de kolaylaştırmanın yolunu buldum. Elbet yapan çoktur. 1 kilo kadar soğanı birden doğrayıp buzdolabı poşetine koyarak derin dondurucuya atıyorum. Çok acıklı bir hazırlama süreci olsa da çalışan kişiler için büyük kolaylık sağlıyor. Yemek yaparken ihtiyacım kadarını doğrudan tencereye atıyorum. 
Her neyse, börülcelerimiz sürenin sonunda oldukça yumuşamış oluyor. Kara sularını süzüyoruz ve aynı düdüklüye bu kez zeytinyağını ve soğanları katıyoruz. Şöyle bir öldürdükten sonra üzerine börülcelerimizi katıp bir iki çeviriyoruz. En son doğranmış domateslerimizi üzerine katıyoruz. Üzerini çok az geçecek kadar kaynar su ekleyip tuzunu ve 2 tatlı kaşığı şekeri ekliyoruz. Düdüklünün kapağını kapatıp 10 dakika daha pişiriyoruz. Eğer börülceleriniz ilk haşlama sürecinde fazlaca pişmiş gibiyse yemeği 5 dakika pişirmeniz yeterli olur. Burada rakım yüzünden yemekler çok geç pişiyor. O yüzden sürelerde farklılık olması normaldir.
Öyle ya da böyle yemeğiniz piştikten sonra gerçekten afiyetle yiyeceğinizi garanti ederim :)